ŞemdinliHaber

Akademisyenler için tutulan Özgürlük Nöbeti’ne Emek Partisinden destek

Güncel

"Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı Barış Bildirisi'ne imza attıkları için tutuklanan akademisyen Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy, Esra Mungan ve Meral Camcı ile dayanışma amacıyla Bakırköy Kadın Cezaevi önünde başlatılan Özgürlük Nöbeti eylemi sürüyor.

 "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı Barış Bildirisi'ne imza attıkları için tutuklanan akademisyen Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy, Esra Mungan ve Meral Camcı ile dayanışma amacıyla Bakırköy Kadın Cezaevi önünde başlatılan Özgürlük Nöbeti eylemi sürüyor. 


Nöbet eylemine bugün Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan,  Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek, GYK üyesi Nuray Sancar, GYK üyesi Sabri Topçu, Aydın-sanatçı Adnan Özyalçıner ve Emek Partisi üyeleri destek verdi. 

Özgürlük Nöbeti eyleminde "Barış, bilim ve düşünce özgürlüğü için akademisyenler serbest bırakılsın" pankartı açan Emek Partisi üyelerinin ellerinde "Barış için Akademisyenler susturulamaz", "Üniversite bilimi, barışı, özgürlüğü savunuyor", "Bilime insanlığa akademisye dokunma" dövizi taşıdı. 

Burada açıklama yapan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan barışı savundukları, imza attıkları için akademisyenlerin tutuklu olduğunu belirterek: "Resmen Akademisyenler üzerinden cadı avı başlatıldı. Akademisyenlerin imzaladığı barış bildirgesinin koşulları, ağırlığı giderek artıyor. Bu bizim barış, özgürlük mücadelesini güçlendirmemizin de gerekli olduğunu gösteriyor. Hükümet kendi siyasal lktidarini  sürdürmek, kendini güvenceye almak  için savaş politikalarinindan medet umuyor. Bilimin aydınlığını kendi karanlıklariyla kararatabileceklerini  düşünüyorlar" dedi.

Sadece üniversitelerin abluka altında olmadığını dile getiren Gürkan, "Onlarca avukat hükümetin müdahalesi gözaltına  alındı. Bugün tutuklukları sürmekte. Hükümet  her alanda baskıyı sürdürüyor" şeklinde konuştu. 

Daha sonra söz alan yazar Adnan Özyalçıner Sennur Sezer'in 1 yudum şiirini hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün Mardin'de, Şırnak'ta, Silopi'de, Hakkari'de ölüm ve savaş sürüyor, güller yanıyor, insanlar ölüyor, öldürülüyor. Bu savaşa durdurmanın, bu savaşa son vermenin en güzel yani barıştır. Buradaki Akademisyenler barışı savundu. Ölüme karşı yaşamı, insanlığı savundular. Ama iktidardakiler onların bu savaşını, barış taleplerini kendilerine karşı  savaş olarak gördüler"dedi.

Avukat Yıldız İmrek de akademisyenlerin 22 nisanda Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı 13. ağır cezada görülecek olan davaya destek çağrısında bulundu.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.