ŞemdinliHaber

Derecik'te Konuşan Zozani: 'Hükümet Aklını Başına Alsın'

Güncel

Derecik beldesinde bulunan Yeşilova köyünde yapılan barış nöbetinde konuşan BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani,"buradan hükümeti uyarıyoruz. Vietnam, Gazze’de olduğu gibi tüneller vasıtasıyla halkımıza ulaşırız" dedi.

Abdullah KAYA / DERECİK

Hakkari’nin Şemdinli İlçesine Irak sınırında bulunan Bağlı Derecik beldesinin Yeşilova köyünde Newroz ateşini yakan kalabalık kitle sabah saatlerinde bölgede yapılan karakolları ve sınır boyuna yapılan duvarları kınamak için Yeşilova karakolu önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı.

Basın açıklamasına BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hamit Geylani, BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Hakkari il ve ilçe eş başkan adayları, Barış anneleri BDP’li yöneticiler ve yüzlerce kişi katıldı.

 

Karakol önünde açıklama yapan BDP Hakkari İl Başkanı Muaz Çağlın, "kısa bir süredir yapılan barış müzakereleri sonucu Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öclan’ın başlattığı süreçle beraber barış müzakerelerinin görmekteyiz. Bu süreçte bir yıldan fazladır gerek başbakanın, gerekse herkesin dilendirdiği gibi artık cenazeler Türkiye’nin hiçbir yerine gitmemektedir. Ne yazık ki uzatılan bu barış eli hala hava da bırakılmaktadır" dedi.

 

Hükümetin, devletin ve AKP’nin mevcut politikaların hala onurlu bir barışa el vermediğini belirten Çağlın; " bir yandan müzakere yürütülerek barış aranırken diğer yandan karakollar yapılmakta, sınırlara duvar örülmekte, barış için gerekli yasalar yapılmamaktadır. Biz bugün yürütülen bu politikalar nedeniyle halkımızla beraber Derecik halkıyla dayanışmak için hükümetin bu politikalarını kınamak için buradayız" dedi.

 

BU NÖBET BARIŞ NÖBETİDİR

 

BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani ise, "bu direnişin bu bölgeye barış getirmesi için yapılan bir direniştir. Bu nöbet barış ve demokrasi nöbetidir. Önünde bulunduğumuz karakol ve diğer karakollar ve bu karakollar Türkiye’nin batı yakalarında Trakya’dan, Karadeniz’den, Ege’den, İçanadolu’dan, Akdeniz’den gelip buradan ellerine silah verilip nöbet tutturulan askerlerinde selameti için yapılan bir barış nöbetidir" dedi.

 

Zozani devamla; "bu coğrafya’da bir daha kan akmasın diye tutulan bir barış nöbetidir. Bu nedenle Ankara’da fetva verenlerin Derecik’ten (Robaruktan ) uyarıyoruz biz barışın ve kardeşliğin inşa edilmesi için halklar arasına örünmüş duvarların yıkılması için özelliklede dört parça Kürdistan’da yaşayan Kürt halkı arasına çizilmiş suni sınırlar örülmüş duvarlar, örülmüş tel örgüler kalksın diye bu barış eylemini gerçekleştiriyoruz" dedi. 

 

TÜNELLERLE ULAŞMAK İSTEMİYORUZ

 

Biz ne Vietnam’da olduğu gibi nede Gazze’de olduğu gibi sınırın bir metre kadar uzak halkımıza tüneller vaztasıyla ulaşmak istemediklerini kaydeden Zozani, " elinizi uzatsanız sınırın öte yakasında akrabalarımız var, kardeşlerimiz var bunlarla aramıza çekilmiş sınırları hiçbir zaman meşru görmedik bugünde meşru görmüyoruz" dedi.

 

HÜKÜMET AKLINI BAŞINA ALSIN

 

Zozani devamla olarak; " adım başı asker dikse dahi bu halkın arasına girmeleri mümkün değildir. Hükümet aklını başına devşirsin, devlet aklını başına devşirsin yer üstünden bizim uşlaşımımız olmazsa yeraltında bu ulaşımı tünellerle vaztasiyla dahi yaparız. Gazze’de olduğu gibi yaparız Vietnam’da olduğu gibi yaparız bu şekilde engelleyemezler bu sınırda yaşayan burada yaşayan insanların günlük ihtiyaçları için dere aşırı yaptığı ticaretin yasaklamaları onun önüne ben çekmeleri vicdansızlıktır, zorbalıktır. Bu vicdansızlığa zorbalığa son verilmesini istiyoruz. Biz asla ve asla derenin öbür yakasıyla bu yaka arasında yapılan ticari ilişkiye kaçakçılık adını koymuyoruz. Bu kaçakçılık değildir bu halkın en doğal hakkıdır" dedi.

 

ÇÖZÜM ÖNERİMİZ AÇIKTIR

 

Eğer birileri burada ekonomiği kayıt altına almak istiyorsa çözüm önerimiz açıktır diyen Adil Zozani; " bu köylülere, sınır ticaret karnesi verilebilir. Bu bölge serbest ticaret bölgesine dönüştürülebilir. Burada yapılacak olan günlük alışveriş kayıt altına alınması mümkündür. Eğer devlet, hükümet kayıt dışı ekonomiğe çare bulmak istiyorsa o çare Robaruk’ta değildir. O çare Kürt halkı arasına çizilmiş suni sınırlarda değildir. Kendilerine baksınlar, Mersin limanına baksınlar, İstanbul boğazındaki tankerlerle, gemilerle ticari faaliyetlere baksınlar. Kendileri gayri meşru, kendileri gayri kanuni durum böyleyken buranın halkını, Kürt halkını suçlamaları vicdani bir durum değildir.

 

BU HALK YATAK ODALARINA DOLAR BIRAKMIYORLAR

 

Zozani son olarak; " bu halk sofrasına ekmek bırakmak için ticari faaliyetlerini yapmak durumundadır. Bu halk çocuklarının önüne sabah, öğle ve akşam bir parça ekmek koymak için sınır ticareti yapıyor. Bu halk yatak odalarına dolar evru bırakmak için ticaret yapmıyor. Kayıt dışı ekonomikten söz edeceklerse kendilerine baksınlar. Suçüstü yakalamışlıklarına baksınlar. Bu halkı serbest bıraksınlar. Biz burada bugün bir uyarı eylemini gerçekleştiriyoruz. Robaruk'un dere boyuna adım dikilmiş bu askeri tabloya, örülen tel örgüye, örülen duvarlara tepkilerimiz vardır ve bunları ördürtmeyeceğiz çok açık ve net bunu söylüyoruz. Bundan bir hafta önce Şırnak’ta askeri operasyonlar sonucu maalesef insanlar yaşamını yitirdi. Bu tablo uyarı tablosudur. Hükümetin kendi aklını başına almasını istiyoruz. Buradanda bu uyarıyı yapıyoruz. Umut ediyorum ki bu halkın sabrını daha da zorlamazlar dedi.

Yapılan basın açıklamasının ardından kitle sessizce dağılırken, BDP heyeti ve beraberindekiler de Şemdinli ilçesine döndü.



Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.