ŞemdinliHaber

Polis polise düşman olmuş

Makale

Yargı düzenlemelerinin telaşından tablo net görünmüyor ama polisteki bölünmenin tek ilacı var: Sürgün değil, reform.

Cüneyt ÖZDEMİR / RADİKAL

Yargı düzenlemelerinin telaşından tablo net görünmüyor ama polisteki bölünmenin tek ilacı var: Sürgün değil, reform.


Dün İstanbul’da 3. dalga operasyonunda yine tanıdık görüntüler vardı. Savcı emrediyor, polis direniyordu. Sonrasında muhtemelen yeni atamalar ve sürgünler gelecektir. Artık polislerin biner biner görev yerlerinin değiştirilmesine alıştık. Biz alıştık ama acaba polisler bu konuda ne düşünüyorlar merak etmemek elde değil. 

Facebook’ta 50.000 kişinin ‘beğendiği’ Polis Kürsüsü adında bir sayfa var. Hepsi polis olmasa da konuların ve yorumcuların büyük bir kısmı polis teşkilatındaki gelişmeler üzerine konuşuyor, tartışıyor. Son olarak binlerce polisin yer değiştirmesi ile ilgili bir tartışma oraya da yansımıştı. Tartışmaya baktığınızda teşkilatın üzerindeki genel havayı ve bölünmeyi net olarak görüyordunuz. 

Poliste sürgün tartışması ilginç bir mektup ile başlıyor. Bu mektubu ve sonrasında bu mektuba yapılan yorumlardan birkaç alıntı ile okuyalım. Sonrasında mağdur olmamaları için kimileri gerçek isimlerini kullanmış olsalar da ben vermemeyi tercih ediyorum. 

*)”Sizlere bunu KOM şubesinde çalışan (bugün itibariyle artık çalışmıyorum) bir meslektaşınız olarak yazıyorum. Ben cemaatçi değildim paralel devletçi de. Benim dayım da yoktu ama bugün o etiketleri yiyerek şubemden sürüldüm. He önemli değil orada çalışmam, yeni gideceğim yerde de devletime sonuna kadar hizmet edeceğim maaşımı hak edeceğim. Sadece şu sayfaya yorum yaptım diye hakkımda soruşturma açıldı. Olsun önemli değil o kutlu gün geldiğinde biz de sendikamıza üye olduğumuzda hakkımızı savunabileceğiz. Yalnızca meslektaşlarıma, abilerime bir şey söylemek istiyorum yok şu Glock almış yok şu 8/5 çalışıyormuş yok bunun taltifi varmış yok bunlar büyük adamlarmış diye birbirimizi yerden yere vurmayalım çünkü orada da çalışacak adamlara ihtiyaç var. Gördüğünüz üzere biz büyük adamlar değiliz biz DEVLET’in POLİSiyiz ve hepimiz aynı yemini ederek bu kutsal mesleğe başlıyoruz. Şunu da söylemek istiyorum: Gezi’de ‘Gaz sık’ dediler sıktık suçlu olduk. Ankara’da linç edilmemek için ateş ettik katil olduk. Yolsuzluğu ortaya çıkardık paralel devletçi olduk, maça göreve gittik uçan tekme yedik, dayak yedik, karakteri oturmamış polis olduk. Kimse birbirini suçlamasın ya bir olacağız ya da birlikte mahvolacağız.” 

Mektup böyle… İsterseniz gelin bir de bu mektuba yapılan yorumlardan birkaçına öz atalım. 
*)”Senden önce o şubelerde çalışırken korumaya karakola sırf size yer açmak için açıklama dahi yapılmadan hizmet gereği denilerek sürülen kaç kişinin ahı vardı Allah bilir. Sessiz kalan yol verenin başı ağrımadı, onlardan görünenlere dokunulmadı. Şimdi mi aklına geldi kardeşim uçan tekmeyi yiyenin de polis olduğu. Noktadan geçerken kimlik göstermek şöyle dursun selam vermek sanki zulüm yüzümüze bakmadan, utanmadan telsiz göstererek kimler geçti evet kimilerinin dediği gibi filler tepinirken çimenler eziliyo ama filler tepinirken ayçiçeği kılıklılar da memur arkadaşını ezmeye kalktı bu teşkilatta. Karakolda da çalışırmış derdini anlatacak karakol amirini bile göremeyeceksin grup amirinle iş hallet de teşkilat neymiş gör bakalım…” 

*)”İstihbarattaki abiler işini yapmak yerine kendi meslektaşlarını ‘Bu bizden bu değil, bu bizden şu tarihte ayrıldı’ diye fişleme yaparken cemaat militanlarının görev yerlerinin değişmesine üzülmüyorum kusura bakmayın. Arada varsa birkaç tane yaş varsın kurunun yanında yanıversin. Biz çalışıyoruz çevikte, karakolda, önleyicide siz de çalışın bi zahmet.” 

*)”Ben KOM ve istihbarat seçmelerine gittim, İngilizcem cok iyi, Kürtçe ve Zazaca çok iyi, hepsini anadilim gibi biliyorum; bilgisayarda donanım ve yazılım ve programlama dillerini biliyorum ama cemaatçi olmadığım için KOM’dan ve istihbarattan ‘sana haber verecegiz’ dediler. 2 yıl oldu, hâlâ bekliyorum yani benden iyi adamın alnını karışlarım ama hâlâ asayiş ekiplerde çalışıyorum, sorun değil; mesleğim sonuçta severek çalışıyorum ama hiçbir şey bilmeyip 8/5 büroda çalışıp taltif vs benden çok çok fazla alan arkadaşlara sesleniyorum: Adalet bunun neresinde? Şimdi paçalar tutuşunca mı konuşuyorsunuz daha önce neredeydiniz?” 

*)”Oraya nasıl geçtiğin önemli hadi sen emeğinle geçtin ya emeksiz geçenleri ne yapacağız, güzel ağlamışsın çok da dokunaklı olmuş ama yemezler yemezler ::::)))))” 

*)”Bizler bizden değilsiniz diye gönderilirken neden böyle sesinizi yükseltmiyordunuz. Karakolun önünde nöbet tutmanın dayanılmaz hafifliğini tadın iyi geliyor adama.” 

*)”Korumada nöbet tutanlara geçerken selam verdiniz mi ya la.” 

*)”Eee baktı papuç pahalı düne kadar selam bile vermediği insanların kucağına düştü şimdi demagoji yapıyor. Yalnız hayvan terli be arkadaşım bu saatten sonra YEMEZLER.” 

Sonuç olarak şu yazılanlara baktığınızda polisin yeni değil çoktan bölünmüş olduğunu görüyorsunuz. Şu aralar yargı düzenlemelerinin telaşından bu tablo net olarak görünmüyor ama polis içindeki bu bölünmenin tek bir ilacı var. O da sürgün değil reform olmalı. Yoksa bu kriz ileride hiç umulmadık çatışmalara yol açabilir

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.