ŞemdinliHaber

Buldan: Keşke İmralı heyetinde CHP'li biri de olsaydı

Politika

HDP Eşbaşkanı Buldan, CHP'nin çözüm sürecine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Buldan "Keşke adaya giden heyetin içerisinde bir tane de CHP’li olsaydı belki bugünlere gelinmezdi" dedi

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, CHP’nin çözüm sürecine ilişkin eleştirilerini anlamlı bulmadığını söyledi. Buldan, İmralı heyetinde bir CHP’li olsa Türkiye’nin bugünlere gelmeyeceğini iddia etti.


HDP’nin geçen hafta sonu yapılan 3’üncü Olağan Kongre’sinde Sezai Temelli ile birlikte Eş Genel Başkanlığa seçilen Pervin Buldan, Evrensel’den Birkan Bulut’un sorularını yanıtladı.

‘SELAHATTİN BEY HER ZAMAN EŞ GENEL BAŞKANIMIZDIR’

Buldan, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın yeniden eş başkanlığa aday olamamasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Selahattin Bey her zaman için hem bizim, hem Türkiye halklarının yanında eş genel başkanlık görevini devam ettirecek. Kongre günü Selahattin Başkanın tekrar aday olması yönünde toplanan imzaları saygıyla karşılıyoruz. Bunu arkadaşlarımızın en demokratik hakkı olarak görüyoruz. Çünkü Türkiye halkları, Kürt halkı elbette ki Selahattin Başkanı her zaman başkan olarak görmek ister. Biz de buna saygı duyuyoruz. Bundan sonra da Selahattin Başkan partimizin en üst kurulu Parti Meclisimiz ve MYK’mizde yer alacak olan isimdir. Şunu ifade etmek isterim ki, Selahattin Bey bizim her zaman eş genel başkanımızdır.” 

Kendisi de İmralı heyetinde yer alan Buldan, CHP’nin Öcalan’la yapılan görüşmeler ve çözüm sürecine ilişkin eleştirilerine ise şöyle değerlendirdi:

“CHP’nin bu konudaki söylediklerinin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Her şeyin şeffaf olmasını isteyen, Meclis’te tartışılmasını isteyen CHP, o gün Mecliste kurulan komisyona üye bile vermeyi kabul etmeyen bir partidir. Keşke o zaman CHP bu sürecin dışında kalmasaydı, kurulan komisyona üye vererek sürece müdahil olsaydı. Hatta keşke adaya giden heyetin içerisinde bir tane de CHP’li olsaydı belki bugünlere gelinmezdi. CHP, Türkiye’nin geldiği noktada en büyük rolü olan bir parti konumundadır ne yazık ki. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasından tutalım, çözüm sürecindeki pratikleri Türkiye’nin Kürt sorunu başta olmak üzere yaşadığı tüm sorunlara hep geriden bakan, sadece kendi iktidarını düşünen bir parti konumundan çıkmak durumundadır. Çünkü ana muhalefet partisi ve sosyal demokrat konumunda olan bir parti, Kürtleri temsilen parlamentoda olan bir partinin çözüm önerilerine açık olmak zorundadır. Bunu yapmadığı sürece CHP her zaman kaybetmeye mahkumdur. Dolayısıyla Türkiye’de çözüm, barış, demokrasi meselesinde sadece elini değil gövdesini bile taşın altına koymak durumundadır. Bu konuda herkese görev düşüyor. Sadece CHP açısından da söylemiyorum. Tüm siyasi partiler, tüm sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri bu durumda birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundadır.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.