14 Aralık 2018 Cuma

Ankara'da tren kazası: 9 ölü, 46 yaralı

'Kejo Dengbêj Egîdê Cimo'

Dengbêj Egîdê Cimo, Erivan'da yalnız başına bir evde yaşıyor. Evi, Erivan'ın en yüksek yerlerinden birinde; Ararat dağına bakıyor....

12 Ağustos 2011 Cuma 18:15
'Kejo Dengbêj Egîdê Cimo'
Ziyaretimizden mutlu... Gidip çantasını getiriyor hemen; zurna, ney, düdük, friq ve daha birçok müzik aletiyle dolu çantası. Flütünü çıkartıyor önce... Ezgisi, ona yaşamının ruhunu kazandıran flütünü yani... Önce küçük bir konser veriyor bize ve başlıyor anlatmaya...

1932 yılında Ermenistan'ın Hoktonberyan alanındaki Erdeşer köyünde dünyaya geldi Egîdê Cimo. Çocukluğundan beri düğünlere ve müziğe büyük ilgi duydu. Özellikle flüt... Çocuk yaşlarda büyük bir aşkla başladı Egîdê Cimo’nun flütle ilişkisi. Köylerinin hemen dışında kamışlar yetişir, o da o kamışlardan flüt yapardı kendine.

İlk kez flütü eline aldığında sekiz yaşındaymış. Hemen her gün evin damına çıkıp flüt çalarmış. Tabi ki ilk dinleyicileri köylüleri, komşuları olmuş. O dama çıktığında, komşuları da, “Hadi köylüler, Kejo yine flüt çalmaya başladı” diyerek toplaşırlarmış.

Derken bir gün, adıyla sanıyla ünlü Şamîlê Beko konser vermek üzere köylerine gelir ve köyün ileri gelenleri Egîdê Cimo’yu onunla tanıştırmak isterler: “Bizim köyde de çok iyi flüt çalan biri var, bir de onu dinlesen” derler Şamîlê Beko’ya.

İşte o gün, hayatı değişecektir Egîdê Cimo’nun... Şamîlê Beko “Gelsin bakalım, nasıl çalıyor” der ve heyecanla huzura çıkan Egîdê Cimo başlar flütünü çalmaya. Kolay değil, çünkü ünü bütün Kürdistan'a yayılmış büyük bir sanatçıdır Şamîlê Beko. Ve Egîdê Cimo’nun mini konseri bittiğinde ekibe katılır, artık o günden sonra Şamîlê Beko’nun ekibiyle gezmeye ve çalışmaya başlar.

“Şimdiye kadar Şamilê Beko gibi flüt, ney, zurna, frik gibi müzik aletleri çalabilen kimseyi görmedim hayatımda” diyor Egîdê Cimo. “Şamîlê Beko'nun ulaştığı düzeyi şimdiye kadar hiç kimsede görmedim. İki zurnayı birlikte çalmayı iyi beceriyordu. Onu ancak bir kitapla anlatabilirim...”

 
1955 yılında Erivan Radyosu’nun Kürtçe bölümünün sorumlusu Casimê Celîl'dir. Müzisyen olarak çalışması için Egîdê Cimo’yu çağırır. Egîdê Cimo’ya göre “Zaten o zamanlar Erivan'ın Sesi Radyosu aydınlanmanın ve müziğin bir kalesidir.” Bu öneriyi hemen kabul eder Egîdê Cimo.

Bundan sonrasını ondan dinleyelim: “Benim için Erivan Radyosu'nda çalışmak büyük bir onurdu. Birçok değer üretildi, birçok müzisyen, dengbêj ve sanatçı arkadaşlarla Kürt halkı için güzel eserler yayınlıyorduk. Radyo çalışmalarının yanısıra Kulize, yani Romanos Melikyan Müzik Enstitüsü'nde okuyordum. Bu, bir gece okuluydu. Beş yıl aradan sonra 1967'de müzik yüksekokul diplomasını aldım.

 
O süreçte birçok yeni Kürtçe nota yazdım. Yaptığım birçok notayı Levo Arayan, Karacanyan gibi birçok Ermeni müzisyen kullanmıştır. Ayrıca Kürtçe Marşının notalarını yazdım. Bunun yanında birçok dengbêjin şarkılarına, Kürt şairlerin şiirlerine nota yazdım. Bunlar arasında Feriqê Usiv, Mikailê Reşid, Erep Şamilov, Eskerê Boyik gibi şairler de var. Yine Şêroyê Biro, Karapetê Xaço gibi dengbêjlerle de birlikte çalıştım. Erivan Radyosu’nda tam 35 yıl çalıştım. Radyodaki 35 yıllık emeğim sonucu birçok değer ortaya çıktı. Umarım yeni nesiller bunlara sahip çıkar.”

Egîdê Cimo, Kürt müziğinin bugünkü izleğini de yakından takip ediyor. Modern enstrümanlarla yapılan çeşitli stillerdeki müziklere yabancı değil. Gelişime karşı çıkmıyor, tam tersine Kürt sanatının ufkunun açık olması için her katkıya büyük değer biçiyor. Kürdistan’ı dolaşmayı, hani ömrü vefa ederse ülkenin dört bir yanında konserler vermeyi, yeni neslin müzik alanındaki gelişimine katkı sunmayı amaçlıyor. Kürt müziğinin büyük duayenlerinden biri olan Egîdê Cimo, gelişen Kürt müziğindeki tarz sorunlarını, flütü ve sanat yaşamını şöyle anlatıyor:

 
’’Benden önceki kuşak ve benim kuşağım yaptığı sanat ile Kürtçe ruhunun kaybolmamasını sağladılar. Şimdi zaman ilerliyor, müzik gelişiyor. Kürt müziğimizin de gelişmesi gerekiyor. Birçok yeni sanatçımız da yeni stile göre hareket ediyor. Mesela Ciwan Haco'nun stili. Bunun gibi birçokları daha var. Fakat ne tarzda söylerlerse söylesinler, önemli olan Kürtçe orijinal tarz esasında kendilerini geliştirmeleridir. Zaten müziğimiz her zaman davul ve zurna esasına göre gelişecek değil ya. Her sürecin kendisine göre bir stili var.

Ancak yeni ve genç müzisyenler arasında dengbêjliğe’ ilgi azalıyor. Böyle düşünenlerin olduğunu biliyorum. Ama onlar daha genç, farkında değiller. üstelik bunlar müzikte başarılı olamazlar. Bakınız birçok yabancı akademisyen Kürtlerdeki dengbêjlik üzerine onlarca eser hazırlıyor. Dengbêjlik biz Kürtlerin klasik müziğidir. Kürt müziğinin özüdür.

’’Benim için flütün ezgisi yaşamımın ruhudur. Flüt benim bütün hayatımdır’’ diye devam eden ünlü dengbej, ‘’Emekliye ayrıldım. Devlet bana ayda 4500 dram (10 dolar) maaş veriyor. Ve tabi ki flüt çalıyorum, onsuz hayatın pek bir anlamı yok gibi’’ diyor./anf

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    E-GAZETE
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV