14 Temmuz 2020 Salı

Türkiye'de korona virüsünden 19 kişi daha öldü

'Yargılama yetkiniz yok'

KCK davasının 16’ıncı duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sabahki oturumunda “yargılananlar parti yöneticileridir, yargılama yetkiniz yok” talebi damgasını vurdu...

14 Ocak 2011 Cuma 15:13
'Yargılama yetkiniz yok'
Kürt siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve insan hakları örgüt yöneticilerin hakkında açılan KCK davasının 16’ıncı duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sabahki oturumunda “yargılananlar parti yöneticileridir, yargılama yetkiniz yok” talebi damgasını vurdu. Sınır Tanımayan Avukatlar başta olmak üzere yerli ve yabancı çok sayıda gözlemci ile BDP millettekileri duruşmayı izledi.

İsim okunarak yapılan yoklamada tutuklular “li vir im” derken, üç tutuklunun ismi okunduğunda arkadaşları “Nexweş e” diyerek hasta olduğunu bildirdi. Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz, savcılığın Hatip Dicle, Ahmet Ertak, Zülküf Karatekin, Mazlum Tekdağ, Selanik Öner, Serdar Zirek hakkında başka mahkemelerde açılan ve aralarında “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt propagandası yaparak örgüt suçu işlediği” iddiasıyla açılan davaların bu dava ile birleştirilmesinin istendiğini bildirdi.

Başkan Yılmaz, Osman Baydemir ve Abdullah Demirbaş’ın yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması için dilekçe verildiğini de bildirerek, “Şu aşamada yapacak bir şey yok” dedi ve sözü iddia makamı olan savcıya verdi.

Savcı da “davaların birleştirilmesine karar verilmesi”, “tutuklulukların devamını” ve “dinlenmeyen sanıkların dinlenmesi”ni talep etti.

‘SAVCI SORULARA CEVAP VERSİN’

Daha sonra Av. Güven Özata, hukuk otoritesi Doç. Dr. Sami Selçuk’un “Duruşma aşaması tartışmadır” yönündeki görüşünden alıntı yaptı ve uzun bir savunma yaptı. Türkiye’nin Osmanlı’dan kötü bir mirası devraldığını belirterek, “Kimin ocağını söndürmüşse onu düşman bellemiştir” dedi. “Türkün Türkten başka dostu yoktur” denilerek bütün komşularının tehlike olarak görüldüğünü ifade eden Özata, Öcalan’ın mevcut sisteme ilişkin yaptığı tanımlamayı aktararak buna katıldığını söyledi.

“Kürdüm ve dilimi istiyorum” diyen kişilerin ırkçı olarak kabul edilemeyeceğini ifade eden Özata, daha sonra Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyetin ilk dönemi arasında Kürtlere yönelik yapılan uygulama ve politikalar ile bugünkü politikalar arasında paralellik kurdu. Özata, İstiklal Mahkemeleri ile DGM ve Özel Yetkili Mahkemeler; Şark Islahan Planları ile OHAL uygulamaları; Hamidiye Alayları ile Koruculuk Sistemi; itirafçılık ile pişmanlık uygulamalarını örnek gösterdi.

Duruşmanın bir tartışma olduğunu yineleyen Özata, savcılık makamına soru ve taleplerini şu şekilde sıraladı: “Kaç PKK’li uyuşturucudan yargılanıyor? Bununla ilgili kaç soruşturma var? Cezaevinde bu suçtan kaç kişi yatıyor? ‘Sözde’lerle ne kast ediliyor. Burada tutuklu bulunanlar var, bunun sözdesi mi var? Pişmanlık yasasından kaç kişi yararlandı? Sivil itaatsizlik, direniş gibi kavramların anlamı nedir? Doğal meşru hukuk ve kanunilikten ne anlıyor? Genelkurmay Harp Dairesi’nce yayınlanan ‘Doğuda Tedip ve Tenkil Harekatı’ kitabını isteyin. Tutuklamaya son verilsin. Kürtçe savunmaya izin verilsin.”

‘TUTANAKLARIN VERİLMEMESİ KATILIMI ENGELLİYOR’

Avukat Sedat Yurttaş da “Konuşması gerekenler biz avukatlar değil müvekkillerimizdir” diyerek yaptığı savunmada “Dillerinde savunma yapamadıkları için yargılama da yapılamayacak. Burada komedi ve dram bir arada yaşanıyor” diye belirti.

“Savunma hakkını kısıtlayan mahkeme, mahkemeye katılımı da engellemiştir” ifadelerini kullanan Yurttaş, “Bu öylesine yok sayılıyor ki önceki duruşmanın tutanakları elimizde değildir” dedi. Önceki duruşmalardaki tüm taleplerinin reddedildiğini ifade eden Yurttaş, “Bu mahkeme heyetinin ret gerekçelerini bilmiyoruz. Tutanaklar verilmiyorsa bile ses kayıt CD’leri bize verin” şeklinde konuştu. Sıkıyönetim mahkemelerinde bile Kürtçe savunma yapılabildiğini belirten Yurttaş, bunun bedelinin ödendiğini söyledi.

Davanın dayandığı esaslardan birinin Yerel Yönetimler Komisyonu’nun çalışmaları olduğunu anlatan Yurttaş, DEHAP Yerel Yönetimler Komisyonu’nun düzenlediği konferans ve çalıştayda tartışılan “şeffaflık”, “bütçe oluşumu”, “katılımcılık”, “rantçılıkla mücadele” gibi konu başlıklarından örnekler verdi. Yurttaş, “Bu çalışmalar nedeniyledir ki Diyarbakır Belediyesi gözde bir belediyecilik yaptı, Diyarbakır’ın makus talihini değiştirebildi” dedi.

Yurttaş, müvekkillerinin Kürt siyasal hareketinin demokratik mücadelesini yürüttüğü için” yargılandığını söyledi.

EK İDDİANEME DURUMU İSPATLIYOR

Av. Bahri Bayram Belen de yapılan taleplere mahkemenin ret kararı verdiğini ancak bu kararların gerekçelerinin ellerinde olmadığına vurgu yaptı. Örgüt suçu olabilmesi için organizasyonun silahlı olması gerektiğini ifade eden Belen, mevcut tutukluların yargılanabileceği bir ceza maddesi bulamadığını söyledi. Av. Belen, yargılamanın olsa olsa bugün yürürlükte olmayan TCK’nın 1991’de iptal edilen meşhur 141’inci maddesinden olabileceğini belirtti. 141’inci maddenin de faşist Musollini döneminin İtalyası’ndan çevrilerek TCK’ya konulduğunu hatırlattı. Av. Belen, Hatip Dicle ve Ahmet Ertak’ın başka mahkemelerde açılan ve bu mahkemeye de ek iddianame ile eklenen davalarına dikkat çekerek, “PKK örgüt üyesi olmamakla birlikte propaganda yaptıkları denilmektedir. Ek iddianame müvekkillerimizin durumunu ispatlamaktadır” diye konuştu.

BüYüKELÇİLERE CD’LERİ KİM GÖNDERDİ

Av. Mesut Beştaş da adil yargılamanın ihlalinin “ifade almama”, “yargılamayı uzatma”, “yargılama için uygun ortam sunmama” gibi nedenlerle olabileceğini belirterek, “Yargılama makamı adil yargılama yaptığını şu veya bu şekilde herkese ispat edebilir. Ama yargılananlara ispat edemez” dedi. Av. Beştaş, Cumhurbaşkanı ve bakanlar başta olmak üzere herkesin açıklamalarıyla davaya müdahil olduğunu belirterek, birilerinin dava ile ilgili olarak Büyükelçilere CD gönderdiğini söyledi. Mahkemeden bunların kimler olduğunun tespit edilmesini isteyen Beştaş, Antalya’daki bir sempozyuma Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı’nın gidip açıklama yapması ile ilgili suç duyurusunda bulunmasını istedi. Av. Beştaş, TRT 6’nın da dava ile ilgili bir belgesel hazırlığı içinde olduğunu belirterek, TRT Genel Müdürlüğü’nden bunun araştırılmasını ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmasını talep etti.

YARGILAMA DURDURULSUN

Av. Beştaş, yargılamada 3 DTP genel başkan yardımcısı, 21 Parti Meclisi üyesi, 20 eski ve yeni belediye başkanının yargılandığına dikkat çekerek, “Parti kuracak sayı ve potansiyel bulunuyor” dedi. Davanın 2009 seçim çalışmaları sırasındaki tüm telefon görüşmeleri, belediyelerin tüm faaliyetleri, Kadın Meclisinin tüm çalışmaları, seçimlerdeki aday başvurusu ve belirleme kriterleri, partinin MYK, PM genelgeleri dahil tüm çalışmaları, parti programı ve ilkelerini kapsadığına dikkat çeken Av. Beştaş, yargılamanın esasını DTP çalışması olduğunu söyledi. Siyasi partilerin “Anayasa Mahkemesi”, “Yargıtay” gibi anayasal bir kurum olduğunu ve yargılama prosedürünün de Anayasa ve yasada belli olduğunu belirten Av. Beştaş, dava açma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olduğunu bildirdi. Bu davada ilk dinlenmelerin Şubat 2007’de yapıldığını ancak DTP hakkında kapatılma davasının daha sonra açıldığına dikkat çeken Av. Beştaş, “Savcılık makamı bu dinlemeleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirmemiştir” dedi. Av. Beştaş, 12 Eylül döneminin Askeri Yargıtay Başsavcılığı’nın Türkiye İşçi Köylü Partisi üye ve yöneticileri hakkında açılan davayı bu nedenle reddettiğini belirtirken “Siyasi parti organları ve yöneticileri ancak Anayasa Mahkemesi tarafından yargılandıktan sonra ceza mahkemelerinde yargılama yapılabilir” dediğini hatırlattı ve “1980 Askeri yargısı kadar demokratik olun” dedi. Av. Beştaş, “Özel yetkili cumhuriyet başsavcılığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, özel yetkili mahkeme Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini gaspetmiştir. Yerel mahkeme müvekkillerimizi yargılayamaz, cezalandıramaz. Parti çalışmaları ile ilgili tüm deliller dosyadan çıkarılıp Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmelidir” diye konuştu. / anf

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    E-GAZETE
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV