12 Ağustos 2020 Çarşamba

Hatay Vali Yardımcısı Polat, annesi ve avukat kardeşini öldürdü

Amerikan Askerleri Giderken

Bağdat'ta güne başlamak farklıdır. Bir bomba 'günaydın' der patlayarak veya değişik çapta silahlardan çıkan kurşun sesleri… Yeni bir güne rüyanın değil, gerçeğin kâbusuyla başlanır böylece....

02 Eylül 2010 Perşembe 09:49
<font color=green>Amerikan Askerleri Giderken</font>
Bağdat'ta güne başlamak farklıdır. Bir bomba 'günaydın' der patlayarak veya değişik çapta silahlardan çıkan kurşun sesleri… Yeni bir güne rüyanın değil, gerçeğin kâbusuyla başlanır böylece.

Bağdat'ta havalar cehennem sıcağı, çok sıcak. Damda yatmayı sürdürüyoruz bu nedenle. Tam saat 07:00'de bir patlama sesiyle uyanıyoruz.
 


Ayağa fırlar fırlamaz birkaç yüz metre ileride bir saldırı olduğunu öğreniyoruz. Bizi uyandıran bomba, başkalarını kanlar içinde bırakıyor…

Obama ‘savaşın sona erdiğini’ duyurduğu sıralarda Bağdat'ta silahların gürültüsü eskisi gibi. Yarım yıldır hükümet kurulmadı, siyasi belirsizlik derinleşiyor. Silahlı grupların saldırıları da tam bir yıpratma savaşı...

Bağdat'ın pazarlarından birinde meyve satan bir tablacı kaşla göz arasında orta boy bir silahı çıkartıp müşterisine gösteriyor. Sonra silahın mekanizmasını çekip bırakıyor ve ardından pazarlık başlıyor. Manav, meyve mi satıyor, silah mı belli değil…
 


Bağdat’ta silah hayatın ayrılmaz bir parçası... Sokaktaki manava kimlerde silah olup olmadığını sorduğumda gülümseyerek, "çocuklarda bile var, ABD ancak birkaç tane toplayabildi, halkta daha milyonlarcası var. Amerika gittikten sonra görürsünüz…" diyor.

Bu şehrin atmosferi silahların varlığından dolayı hep gerilim yüklü. Bağdat’ta nereye giderseniz gidin, yakınlardan veya uzaklardan silah ve patlama sesleri geliyor... El Kaide ve Baasçılar hala çok faal… Ayrıca onlarca mafya grubu cirit atıyor…
 

Bağdat'ın çarşısında, pazarında dolaşırken her an silahların patlayıp ortalığın savaş alanına dönebileceği duygusuna kapılıyor insan.

Elimdeki cep telefonunu taşımamam konusunda da dostça nasihatlar alıyorum. Arapça hırsız, soyguncu anlamına gelen haramiler savaştan sonra çoğalmış durumda zaten…

Konuştuğum manav ‘rejim yıkıldıktan sonra Saddam’ın sarayında ele geçirilen puroların kutusunu uyanıklar 700 dolara sattılar. Silahtan daha pahalı. Asıl tehlike ortaya çıkan başı boş silahlı çeteler’ diyor.
 

Neredeyse savaşsız tek bir gün görmemiş olan toplum bu yüzden savaşı bir hayatı kanıksar duruma gelmiş. Önümüzdeki beş yılda çözülür mü? Doğrusu bilmiyorum…

ülkede nüfusun ezici çoğunluğu işsiz ve güvenlik sorunu Obama’nın iddialarının aksine çözüme kavuşturulmuş değil. Elektrik, su, kanalizasyon, ulaşım, iletişim gibi hizmetler de önemli oranda aksıyor. Halk şikayetçi… ‘Amerikalılar geldi, ne yaptılar?’ diye soruyorlar.
 


Askerler lüks arabaları durdurmuşlar, arama yapıyorlar. Bizim külüstür taksimizi görünce ise ‘geçin’ işaretini veriyorlar.

Yol kenarlarına boşaltılmış çöp yığınları çirkin bir görüntü oluşturuyor. Belediye hizmetleri düzene sokulmamış. Yabancıları şaşırtan bu görüntülere yerliler alışmış durumda. Kimse oralı bile olmuyor…

Caddelerde ve mahalle aralarında her türlü zırhlı araç da dahil devriyeler ve konvoylar sürekli iş başında. Havadan ise eskisi kadar olmasa helikopterlerle denetim yapılıyor.
 


Yanımıza yaklaşan ve gazeteci olduğumuzu gören bir Arap, “Şimdi gidiyorlar mı? Anlamadım. Ne oldu? Ne değişti? Hani özgürlük getireceklerdi, yıkıp gidiyorlar” diyerek tepkisini dile getiriyor.
 
Haber Fotoğraflar : ANF
 
 
 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    E-GAZETE
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV