02 Nisan 2020 Perşembe

Türkiye'de koronadan ölenlerin sayısı 277'ye çıktı

ABD ve Alman gizli servisleri yıllarca hükümetleri ortaklaşa dinledi

CIA ve BND'nin paravan şirket kanalıyla 120'den fazla ülkeye sattıkları cihazlar üzerinden hükümet yetkililerini dinlediği ortaya çıktı. Dinlemelerde bazı katliamların gerçekleşmeden haberi alınsa da müdahale edilmediği ortaya çıktı.

12 Şubat 2020 Çarşamba 09:51
ABD ve Alman gizli servisleri yıllarca hükümetleri ortaklaşa dinledi
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Alman Dış İstihbarat Teşkilatının (BND), İsviçreli bir paravan şirket kanalıyla 120’den fazla ülkeye sattıkları cihazlar üzerinden bu ülkelerin hükümet yetkililerini on yıllarca dinlediği ortaya çıktı.


‘YÜZYILIN İSTİHBARAT DARBESİ’

Washington Post gazetesi ve Alman yayın organı ZDF‘nin, gizli CIA ve BND belgelerine dayanarak hazırladığı ortak haberde, söz konusu iki teşkilatın, İsviçre merkezli “Cyrpto AG” şirketinden satılan cihazlar aracılığıyla 120’den fazla ülkeyi gizlice dinledikleri ve bunu “yüzyılın istihbarat darbesi” olarak nitelendirdikleri belirtildi.

2’nci Dünya Savaşı’nın bittiği 1940’lı yıllardan 2000’lerin başına kadar Cyrpto’nun gizli sahipleri olan CIA ve BND’nin, şirketin diğer ülkelere sattığı cihazlarla tüm kodları kırdığı vurgulanan haberde, bu cihazlara hükümetlerin mesajlarını okuyabilmelerine olanak tanıyan ekipmanlar yerleştirdiği ifade edildi.

Haberde, CIA ve BND’nin bu yolla aralarında Türkiye, Pakistan, İran ve Hindistan’ın da yer aldığı birçok ülkenin hükümet yetkililerini on yıllar boyunca bu cihazlar üzerinden dinlediği kaydedildi.

MİLYONLARCA DOLAR KAZANÇ

Washington Post ve ZDF‘nin ulaştığı belgelerde, Cyrpto’nun ülkelerin istihbaratlarına gizli erişim sağlarken milyonlarca dolar kazanç elde ettiği ve bu durumun “yüzyılın istihbarat darbesi” olarak nitelendirildiği belirtildi.

Belgelerde, “Yabancı hükümetler, ABD’ye ve Batı Almanya’ya en gizli sırlarının en az iki yabancı ülke tarafından okunması için iyi bir para ödüyorlardı” ifadesinin yer alması ise dikkati çekti.

Söz konusu cihazlar üzerinden ABD’nin 1979’da İran’daki rehine krizinde İran’ı ve 1986’da Batı Berlin’deki bir diskonun bombalanması olayında Libya’yı dinlediği kaydedildi.

KATLİAMLARA GÖZ YUMDULAR

Buna göre CIA ile BND, yabancı hükümetlerin en gizli iletişimlerine vakıf olduklarından ötürü katliamlardan da birinci elden haberdar oldular, ama sustular.

Haberde ABD ve Batı Alman istihbarat servislerinin on binlerce kişinin katledilmesini bilmelerine rağmen seslerini çıkarmadıklarının altı çizildi.

ZDF’nin görüş aldığı Helmut Kohl’un başbakanlığı döneminin Alman gizli servisleri koordinatörü Bernd Schmidbauer, “Rubicon kesinlikle dünyanın bir nebze daha güvenli olmasını sağladı” savunmasını yaptı.

SIEMENS İLE İŞBİRLİĞİ

CIA’in ‘Minerva’, BND’nin ‘Rubicon’ kod adını verdiği ve on yıllarca sürdürdüğü bu operasyonun Soğuk Savaş’ın en sıkı saklanan sırlarından biri olduğu belirtildi. Bu operasyondan İsviçre istihbarat servisleri de haberdardı.

BND’nin talebiyle Alman sanayi devi Siemens’in Crypto AG ile işbirliği yaptığı, BND’nin 1990’ların başında ifşa olma korkusuyla operasyondan çıktığı, CIA’in ise şirketin hisselerini ancak 2018’de sattığı aktarıldı.

ORTAKLIK 1990’LI YILLARIN BAŞINDA SON BULDU

Alman istihbaratının, 1990’lı yılların başında para konusundaki anlaşmazlıklar ve ABD’nin Almanya’nın bazı müttefiklerini dinlemek istemesi üzerine şirketten ayrıldığı, CIA’in Berlin hükümetinin hisselerini satın aldığı belirtildi.

CIA’in de elindeki hisseleri satması üzerine 2018’de ikiye bölünen Crypto şirketi, söz konusu haberlerin ardından resmi internet sitesinde yaptığı açıklamada, “CIA ya da BND ile bir ilişkimiz yok, hiçbir zaman da olmadı” ifadelerini kullandı.

CIA ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.

KRİPTO İSTİHBARAT İLE İLGİLİ BAZI ÖRNEK OLAYLAR:

 Vatikan’a da kripto satılması sayesinde, ABD, Aralık 1989’da işgal ettiği Panama’da eski müttefiği olan diktatör Manuel Noriega’nın Vatikan Büyükelçiliğinde saklandığını öğrendi ve devrik liderin teslim olması sağlandı. 

 1970’lerde askeri cuntanın hakim olduğu Arjantin’de 30 binden fazla muhalif öldürüldü, çoğu diri diri helikopterlerden okyanusa atıldı. Belgelere göre ABD kadar Almanya da Arjantin’deki bütün askeri-diplomatik iletişimden haberdardı, ama Sosyal Demokrat Başbakan Helmut Schmidt 1978’de Arjantin’de düzenlenen Dünya Kupası’na protesto yerine Alman milli takımını gönderdi.

 Şili’de Sosyalist Devlet Başkanı Salvador Allende 11 Eylül 1973’te General Augusto Pinochet’nin CIA destekli kanlı darbesiyle canından olurken, 17 yılda 30 bin muhalifin işkenceden geçirilip hapse atılmasına, en az 3 bin muhalifin öldürülmesine seyirci kalındı.

 CIA ile BND, Crypto cihazları sayesinde, Nisan 1982’de Arjantin cuntasının Falkland’ı işgaliyle ilgili adaların bağlı olduğu Britanya’ya her adımda istihbarat verdi. Aslında dönemin Britanya Başbakanı Margaret Thatcher, bu istihbarat sayesinde savaşı önleyebilirdi, ama onun yerine istihbaratı askeri amaçlı kullanmayı tercih etti. Crypto ile haberleşmeleri yakalanan General Belgrano isimli Arjantin savaş gemisi, 2 Mayıs 1982’de Britanya denizaltısı tarafından batırıldı, Belgrano ile beraber sulara gömülen 323 can, Arjantin ordusunun Falklanda Savaşı’ndaki kayıplarının yarısından fazlasını oluşturdu.

 Almanya’nın Berlin kentindeki ABD askerlerinin düzenli gittiği La Belle diskoteğinde 5 Nisan 1986’da patlayan bomba, 3 can aldı, 200’ünü yaraladı. Ertesi gün bombalı saldırıdan ‘çok kesin kanıtlara dayanarak Libya’yı sorumlu tutan’ dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan’ın dayanağı, Libya’nın Doğu Berlin Büyükelçiliği ile Trablus’taki Dışişleri Bakanlığı arasındaki kriptolu iletişimdi. Ama bu şu soruları da beraberinde getirdi: Saldırı planlama aşamasında biliniyor muydu, önlenebilir miydi, onun yerine Washington Bingazi ve Trablus’a saldırmak için bombalı saldırının gerçekleşmesine izin mi verdi?

 İran İslam Devrimi’nin 1979’da başlamasının ardından üniversite öğrencileri ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’ni basıp 52 kişiyi rehin aldı, talepleri ABD’ye kaçan İran Şahı’nın iadesiydi. Rehinelerin serbest bırakılması için 444 gün uğraşan dönemin dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, Crypto sayesinde her gün İranlıların iletişiminden gelen son istihbaratı takip ediyordu. (WASHINGTON/AA-SPUTNIK) 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    GAZETE MANŞETLERİ
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    E-GAZETE
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV