Weidenfeld: 'Kürtler Ortaoğu'daki çatışmadan karlı çıkacak'

Avusturyalı yazar, yayıncı ve diplomat Lord Weidenfeld, IŞİD saldırıları ile birlikte Ortadoğu’da ortaya çıkan durumdan karlı çıkacak halkların başında Kürtlerin geleceğini yazdı.

Weidenfeld: 'Kürtler Ortaoğu'daki çatışmadan karlı çıkacak'

Kürtlerin Suriye ve Irakt’da ekonomik ve siyasi olarak bağımsızlaşmaya başladıklarını kaydeden Weidenfeld’in dikkat çektiği önemli bir nokta ise Türkiye’nin dış politikası ile Kürtlerle ilişkisi. ‘Türkiye’nin iki yüzlülüğü’ diyen Lord Weidenfeld, Türkiye’nin bir taraftan Güney Kürdistan’a ekonomik ilişkiler üzerinden yaklaşımını, diğer taraftan ise kendi ülkesindeki Kürtlere yönelik baskılarının altını çizdi.

Weidenfeld’in Alman Die Welt gazetesinde yayınlanan ‘Kürtler Ortadoğu’nun kazananı’ başlıklı yazısını sizler için tercüme ettik.

KÜRTLER ORTADOĞU’NUN KAZANANI

“Yüzyıllarca Türkler ve Araplarca baskıya uğradılar. Şimdi ise Irak ve Suriye arasında otonomlaşıyorlar-hem siyasi hem de ekonomik olarak. Tuhaf olan ise Türkiye’nin iki yüzlü oyunu.

Mayıs 1916’da üst düzey iki devlet memuru, bir İngiliz ve bir Fransız, Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap vilayetlerini İngiliz ve Fransız Çıkar Bölgeri olarak paylaştırdılar: Irak, İngiltere’nin desteğini alan Haşemilere bırakılırken, Suriye Fransa yanlısı politikacılarca yönetiliyordu.

100 yıl aradan sonra Irak ve Suriye’nin varlığı iç ve dış meydan okumalarla tehdit altında. Sünnilerden oluşan barbar IŞİD cephesi Bağdat kapılarına ulaşmış durumda; insanlar taşlanıyor, çarmıha geriliyor, sadece karşı çıkanlar değil, hiçbir şeye bulaşmamış yoldan geçen kişiler bile inançlarını ele veren isimleri nedeniyle başları kesiliyor.

Suriye ve Irak’taki bu vahşi durum giderek daha da sinir bozucu oluyor. Kısa sürede 5 ya da 6 milyon kişinin mülteci olacağından kuşku duyulmasın. Savaş yorgunu bir Batı ve ‘Beyaz Saray’da kararsız bir adam’ bu sorunu daha da uzatıyorlar.”

IŞİD’LİLER TÜRKİYE’DEN SIZIYOR (TÜRKİYE’NİN İKİ YÜZLÜ POLİTİKASI)

“Irak ve Suriye’deki çatışmaların az sayıda kazananları arasında yüzyıllardır Türkler ve Araplar tarafından baskıya uğrayan ‘kahraman Kürtler’ geliyor ki, artık kendilerine siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan bağımsız olarak profil çizmenin gereğini anlamış görünüyorlar.

Türkler bu noktada iki yüzlü bir politika izliyorlar. Bir taraftan (Kürtleri) destekliyorlar. Evet, hatta Erbil başkentli olarak gelişmekte olan Kürt Devleti’nin ekonomik sahnesine hakimler. Ancak, Türkiye içinde Kürtler halen acımasız bir baskıya tabi tutuluyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın kaba saba harmanlanmış dış politikası komşuları, dostları ve düşmanları şaşırtıyor, karıştırıyor. IŞİD’in en ağır adamları Türkiye sınırlarını hiçbir engel ile karşılaşmadan geçerek, kriz bölgelerine sızıyorlar.

(Irak) Kürt Özgürlük Hareketi’nin eskiden beri İsrail ile iyi ilişkileri vardı. (Güney Kürdistan’da) hakim olan Barzani Aşireti’nin daha İsrail’in (kadın) Başbakanı  Golda Meir ve Savaş Bakanı Moşe Dayan döneminden beri Kudüs ile sıkı bir ilişkisi vardı. Ben de Barzanilerden biri ile 1975 yılında görüşmüştüm.”

“GOLDA MEİR’İN KÜRT KAPLANI”

“Arkadaşım olan Mossad’ın ünlü şeflerinden David Kimche bana Kürt ülkesindeki maceralarından çok bahsederdi. Aracı subay olarak görev yapıyordu ve ilk olarak çoban kılığında, takma bir bıyık takarak (İsrail’in) düşman ülkesi Irak’ta Barzanilerle görüşmeye gidiyordu.

Bir zamanlar yayınevimin yazarlarından olan Golda Meir’i yeni düzenlenmiş bürosunda ziyaret ettiğimde, koltuğunun arkasında saldırı pozisyonunda duran içi doldurulmuş bir kaplan dikkatimi çekti. (Golda Meir) alttan alttan gülüyordu: “(Kaplana) ona beni nezaketsiz misafirlerden koruması için ihtiyacım var. Bu bana Kürt dostum Barzani’den bir hediye.”

Büronun başka bir köşesinde Amerikalı bir hayranını hediyesi olan üç boyutlu, her bir başkentin küçük ampüller bulunan bir Ortadoğu rölyefi dikkatimi çekti. Meir Hanım bu bakışımı yakaladı ve alaycı bir biçimde kafasını sallayarak, ezelden beri var olan sarkastik ses tonuyla şöyle dedi: “Kendimize güzel bir komşuluk seçtik.”  

LORD WEIDENFELD KİMDİR?

1919 Viyana doğumlu olan Weidenfeld, gerçek adı ile Sir Arthur George Weidenfeld, Avusturyalı Yahudi bir aileye mensup. Viyana Üniversitesi ve Viyana Diplomasi Akademisi’nde kısa süre eğitim gören Weidenfeld, 1938 yılında Avusturya’nın Nazi Almanyası’nca işgal edilmesi sonrasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya yerleşti.

Londra’da BBC’nin dış haberler servisinde çalışmaya başlayan Lord Weidenfeld, uzun süre BBC’de Avrupa siyaseti üzerine yorumcu olarak görev yaptı. 1945 yılında Nigel Nicolson ile birlikte ‘Weidenfeld&Nicolson’ adlı yayınevini kuran Weidenfeld, halen bu yayınevinin başında bulunuyor.

Weidenfeld, bu yayınevinde aralarında Charles de Gaulle, Konrad Adenauer, Harold Wilson, Golda Meir, Lyndon B. Johnson, Moşe Dayan, Henry Kissinger ve Şimon Perez’in de bulunduğu birçok devlet liderinin biyografi, hikaye ve anılarını da yayınladı.

Lord Weidenfeld, İsrail’in Tel Aviv ve Ben Gurion üniversitelerinde yönetici ve dekan olarak görev alırken, Oxford Üniversitesi’nde birçok büyük öğretim programında yöneticilik yaptı. 

Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2014, 17:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER