Buldan, Ardahan'da yaşananları Meclis'e taşıdı

HDP Grup Başkanvekili Buldan, Ardahan'da yaşananları Meclis'e taşıyarak, hükümete sorular yöneltti.

Buldan, Ardahan'da yaşananları Meclis'e taşıdı
HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Kadın Özgürlük Meclisi adına Ardahan'da yaşananlarla ilgili Adalet Bakanı Kenan İpek ve İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'e soru önergeleri verdi.


Buldan, soru önergesinde, olay hakkında bilgi vererek, "12 Temmuz günü sabah saatlerinde, Ardahan-Göle’ye bağlı Koyunlu Köyünden Senemoğlu  Yaylasına gitmek üzere yola çıkan Kamber Morkoç, Emine Morkoç, Harika Morkoç, Kurtuluş Morkoç, Sabri Morkoç ile Altan Akın’ın içinde bulundukları minibüs; yayla yolunda ilerlerken Erzurum, Ardahan ve Göle’den iki gün önce gelen ve Erzurum-Göle sınırındaki ormanlık bölgede konuşlanan askerlerce uzun namlulu silahlarla taranmıştır" dedi.

'KİMLİKLER KİM TARAFINDAN ULAŞTIRILDI?'

Minibüs şoförünün kendilerine daha fazla kurşun isabet etmemesi için aracı 200 metre kadar geriye sürerek daha fazla can kaybı olmasını önlediğine dikkat çeken Buldan, şöyle devam etti: "Tekerlekleri patlamış, içinde yaralı bulunan minibüs, 500 metre ileride bir Jeep tarafından durdurulmuştur.  Ellerinde uzun namlulu silah bulunan ve kendilerini sivil polis olarak tanıtan iki kişi, minibüstekilerin kimliğine bakmadan isimlerini telafuz ederek 'Sizler teröristlerin yanına gidiyorsunuz' diye ithamlarda bulunmuşlardır. Minibüstekilerin sivil polislerden ambulans çağırma yönündeki talepleri reddedilmiş, minibüs şoförünün kimliğini almak kaydıyla kendi araçlarını takip etmeleri istenmiştir. Bu da yaralıların hastaneye gecikmelerine neden olmuştur. Olayın ardından jandarma ve polis karakollarına bu iki sivil polis sorulmuş ancak yetkililer bahsedilen kişilerin tanınmadığını söylemiştir. İfadesine başvurulmak üzere karakola giden Alkan Akın'ın sivil polis olduklarını söyleyen kişilerce alınan kimlik belgesi polislerce kendisine teslim edilmiştir. Ancak bu kimliğin kendilerine kimlerin tarafından ulaştırıldığı sorularını yanıtsız bırakmıştır."

Saldırıda 70 yaşındaki Kanber Morkoç'un yaşamını yitirdiğini de hatırlatan Buldan, "Halkların Demokratik Partisi il yöneticilerinden Sabri Morkoç da karnına isabet eden kurşun neticesinde ağır yaralanmış; Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'nde ameliyat edilmiştir ancak sağlık durumu ciddiyetini korumaktadır" diye ekledi.

HÜKÜMETTEN YANIT BEKLEYEN SORULAR

HDP'li Buldan, önergelerinde şu soruları yöneltti:
"Ardahan’da yaşanan olayın hemen akabinde olay yeri muhafaza altına alınmış mıdır? Maktul ile yakınlarının içinde olduğu minibus muhafaza altına alınabilmiş midir? Delillerin kaybolmasını önlemek adına ne gibi önlemler alınmıştır?

Delillerin kaybomasını önlemek açısından savcı derhal olay yerine gitmiş midir? Olay neticesinde meydana gelen ölümün ardından otopsi yapılmış mıdır? Otopsi kim tarafından ve kimlerin gözetiminde yapılmıştır? Maktülün vücudundan çıkan mermiler balistik incelemeye gönderilmiş midir? 

Olayın ardından, yaralanmaların kaynağı ve meydana geliş aşamalarını sağlıklı bir biçimde vermesi açısından  adli fotoğraflama yapılmış mıdır? Olayın ardından görgü tanıklarına başvurulmuş mudur, tanıklar dinlenmiş midir? Yine güvenlik güçlerinin ifadelerine başvurulmuş mudur? Olaya ilişkin elde edilen bulgular ne aşamadadır? Savcılık tarafından derhal tahkikat başlatılmış mıdır? Ne aşamadadır? 
Olay öncesinde askeri hareketlilik olup olay yerine gönderilen güvenlik güçlerinin bir operasyon planının mevcudiyeti söz konusu mudur?  Sivil vatandaşlara yönelik askeri güçlerce silahlı saldırı düzenlenmiş olmasının nedeni nedir? Bu kapsamda söz konusu operasyona kimler katılmıştır? Güvenlik güçleri hangi saikle ateş açmıştır? Olay neticesinde ölüm olayının da yaşandığından hareketle askeri güçler neden önlem almamıştır? Yaralı sivillerin saldırı neticesinde vücutlarında oluşan yara ve izlerin kaynağı tespiti edilmiş midir? Olay ile ilgili olarak düzenlenmiş bi tutanak var mıdır? Tutanağın içeriği ne şekildedir? Olaya katılan ve operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçleri hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?

Olay esnasında kendisini sivil polis olarak tanıtan kişilerin kimler olduğu ve o bölgede ne amaçla bulundukları tespit edilmiş midir? Kendilerini sivil polis olarak tanıtan kişiler kimlerdir? Söz konusu sivil polisler mağdurların isimlerini nereden bilmektedirler? Mağdurlardan kimlik talep etme yetkisini nereden almaktadırlar? Emniyet birimleri sivil polislerden haberdar olmadıklarını bildirmelerine ragmen sivil polislerce alınan ve minibus şoförüne ait olan kimlik belgesi  karakola ne şekilde ve kim tarafından getirilmiştir? Silahlı taramaya maruz kalan sivil vatandaşların ağır yaralı oldukları ve hatta bir kişinin yaşamını yitirdiği bu durumda, ambulans taleplerine cevap verilmemesinin nedeni nedir?"

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2015, 18:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER