Şengalli kadınların çığlığı dünya kadınlarını birleştiriyor

CENİ öncülüğünde başlatılan “Şengal Kadınlarının özgürlüğü, insanlığın özgürlüğüdür” kampanyası gittikçe büyüyor.

Şengalli kadınların çığlığı dünya kadınlarını birleştiriyor
 CENİ öncülüğünde başlatılan “Şengal Kadınlarının özgürlüğü, insanlığın özgürlüğüdür” kampanyası gittikçe büyüyor. Kampanyaya ilişkin bilgi veren CENİ temsilcilerinden Canan Polat, Şengal kadınlarının özgürlüğünün sadece Kürt kadınlarını ilgilendirmediğini belirterek, “Biz bu kampanya ile birlikte dünyanın her yerinde yaşanan kadın kırımına karşı evrensel bir kadın mücadelesi yaratmak istiyoruz” dedi.

Şengal’in işgalinin ardından DAİŞ çetelerinin eline geçen Êzîdî kadınlarının kurtarılması ve bu doğrultuda uluslararası kadın dayanışmasının sağlanması amacıyla CENİ Kürt Kadın Barış Bürosu öncülüğünde toplam 9 Kürt Kadın kurumunun başlattığı “Şengal kadınlarının özgürlüğü, insanlığın özgürlüğüdür” kampanyası büyüyerek devam ediyor.

DAİŞ çetelerinin binlerce Êzîdî kadınını esir alması ile birlikte başlatılan kampanya birçok alanda yapılan panel, konferans ve dayanışma eylemleriyle devam ederken, kampanyaya uluslararası kadın hareketleri de destek veriyor.

Kampanya çerçevesinde nelerin yapıldığı, kampanya birlikte nasıl bir dayanışmanın ortaya çıktığı ve kampanya ile birlikte asıl amaçlanmak istenilen ne olduğunu CENİ temsilcilerinden Canan Polat ile konuştuk.

DAİŞ çetelerinin Şengal’i işgal etmesinin ardından Êzîdî kadınlarına yönelik yapılanlardan hareketle 9 Kürt Kadın Kurumu birlikte kampanyayı başlattıklarını hatırlatan Polat, kampanyanın proje bölümünü UTAMARA ve Uluslararası Özgür Kadın Vakfı, diplomasi ayağını ise Uluslararası Kürt Kadın Temsilciliği ve CENİ tarafından yürütüldüğünü aktardı.

‘ÊZÎDÎ KADINLARININ DRAMI RAPORLAŞTILIYOR’

Kampanya’nın başlatılmasından bugüne kadar çok sayıda uluslararası kadın kurumundan destek gelmeye devam ettiğini dile getiren Polat, aralarında İtalyan avukat, doktor ve psikiyatristlerin de bulunduğu 13 kişilik bir grubun delegasyon çalışması başlatarak yaşanan dramı yerinde görmek için Kürdistan’a gidip geldiklerini belirtti. Polat, 13 kişilik delegasyonun Newroz kampı başta olmak üzere diğer kamplarda bulunan kadınlarla bir bire görüşmelere yaparak yaşanılan dramın hangi boyutlarda olduğuna yönelik 100 sayfalık bir rapor hazırlama sürecine girdiğini de ifade etti. Polat “Rapor hala tamamlanmamış ama arkadaşlarımız bu raporu hazırlarken özellikle DAİŞ’in elinden kaçıp YPG ve YPJ’ye ulaşan Êzîdî kadınlarla görüşmeler yaparak hazırlamaya başladılar. Bu raporda DAİŞ’in elinde şu anda tam olarak kaç kadın var, DAİŞ’in elinden kurtulan kadınları anlatımıyla nelerin yaşandığı, toplumun bu kadınların kurtarılmasına yönelik talepleri, bu kadınların bugün yaşadıkları travmanın boyutlarının neler olduğu ve en önemlisi DAİŞ çetelerinin tecavüzüne maruz kalmış kadınların toplum tarafından kabul edilmeme durumu üzerinden bir rapor hazırlanıyor” dedi.

‘KADINLARI KENDİ TOPRAKLARINDAN KOPARMAK İKİNCİ BİR TRAVMAYA NEDEN OLUR’

Almanya ve KDP tarafından yapılan anlaşmalar çerçevesinde DAİŞ çetelerinin şiddetine maruz kalmış bazı Êzîdî kadınlarının tedavi amaçlı Almanya’ya getirildiğini de belirten Polat şunları söyledi: “Almanya’ya getirilen bu kadınlar birçok yerde kendi denetimleri altında konuşturuluyor ama biz kadın kurumları olarak bu kadınlar görüşemiyoruz. Görüşme taleplerimiz güvenlik gerekçesiyle reddediliyor.”

Tedavi adı altında kadınların kendi topraklarından kopartılarak başka bir yere getirilmesi politikasının yanlış olduğunu söyleyen Polat, bu durumla kadınlara ikinci bir travma yaşatıldığını ifade etti. Polat, kampanya birlikte asıl amaçlarından birisinin de Şengal toprakları ekseninde kurulacak kadın merkezlerinde her türlü desteğin bu kadınlar sağlanması olduğunu söyledi.

“Yaşanan onlarca travmanın üzerine birde bu kadınları kendi topraklarından koparmak başka travmalar yaratmamıza yol acar. Kadınlara yapılacak en iyi destek kendi topraklarında maddi manevi desteğin verilmesi olacaktır” diyen Polat, yine bu kadınların kendi bölgelerinde kurulacak merkezlerde doktorlar ve psikiyatristler eşliğinde tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

‘KAMPANYA İLE BİRLİKTE ULUSLARARASI ALANDA AĞ YARATIYORUZ’

Kampanya ile birlikte uluslararası alanda aynı zamanda bir ağ yaratıyoruz diyen Polat şunları kaydetti: “Şengal kadınlarının özgürlüğü sadece Kürt kadınlarının sorumluluğunda değil. Yaşanan bu durumu kadın kırımı olarak tanımlıyoruz. Şengal’de yaşanan durumun farklı versiyonları dünyanın her yerinde yaşanıyor. Bu noktadan hareketle başlattığımız kampanyayı dünya kadınları ile ortaklaştırarak evrenselleştiriyoruz.”

Geçtiğimiz günlerde BM merkezinde düzenledikleri konferansı da hatırlatan Polat “Biz o konferansta Şengalli kadınların yaşadıklarını dünya sorunu olduğu dile getirerek, dünyada ki bütün sivil toplum kuruluşlarına ve kadın örgütlerine dayanışma çağrısında bulunduk. Dünya kadınları kendi gelecekleri için Êzîdî kadınlarını DAİŞ vahşetinin elinden kurtarmak için seferber olmalı” dedi.

BM’de yapılan konferansta özellikle Şengalli kadınların şahsında dünya genelinde bir kadın soykırımının yaşanıldığına dikkat çekildiğini aktaran Polat, yürüttükleri kampanyanın dünya kadın kurumları ile ortaklaşarak evrenselleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Polat, Ezidi kadınların özgürlüğünün esas alınması gerektiğinden hareketle kampanyanın evrenselleşmesine yönelik BM’de yapılan konferansta açığa çıkan kararları şu şekilde sıraladı:

-BM Mekanizmaları, DAİŞ’e destek veren Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’a yönelik yaptırımlar uygulamalı ve bu ülkelerden DAİŞ’e giden lojistik desteği durdurmak için harekete geçilmeli.

-Başlatılan kampanya uluslararası bütün ülkelerde sürdürülmeli ve bu doğrultuda panel, seminer ve ortak eylemler yapılmalı.

-Şengal ve Rojava’ya delegasyon gönderme çalışmaları devam etmeli, hazırlanan raporları doğrultusunda aktif mücadele edilmeli, Şengalli kadınların kurtarılması için maddi ve manevi destekler sunulmalı.

-Şengal Kadın Merkezleri’nin açılarak DAİŞ şiddetine maruz kalmış kadınların buraya yerleştirilmesi ve bazı doktor, psikiyatristlerle görüşmeler yapılarak bu kişilerin doğrudan orada çalışma yapması gerektiği sağlanmalı.

-Uluslararası özgür komiteler oluşturularak diplomasi çalışması yürütülmeli ve dünyada yaşanan kadın kırımına yönelik aktif mücadele için uluslararası alanda özgür kadın komünleri oluşturulmalı.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2015, 10:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER