KCK: 'Süreci sabote etmek isteyenlere gerekçe vermemeliyiz'

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kasım ayında Türkiye'nin demokratikleşmesi ve bu temelde Kürt sorununun çözümünü hedefleyen bir müzakere taslağını devlete ve Hareketlerine sunduğunu belirtti.

KCK: 'Süreci sabote etmek isteyenlere gerekçe vermemeliyiz'
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, son günlerde ortaya çıkan gerilim ve olaylardan en fazla da devlet güçlerinin sorumlu olmasının AKP Hükümeti’nin sürece ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ın sunduğu müzakere taslağına yaklaşımı konusunda ciddi kuşkular ortaya çıkardığını belirtti. KCK, çözüm zihniyeti ve politikası olmayan AKP Hükümeti’nin bu taslağı boşa çıkarmak; seçime kadar böyle bir taslağın kendini dayatmasından kurtulmak için bu yönlü provokasyonlar yaptığı biçiminde bir algının ortaya çıktığını vurguladı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Öcalan’ın müzakere taslağına destek vermenin tarihsel önemde olduğunu belirten KCK, “Bu süreçte gerilimden kaçınmayı ve bu süreci sabote etmek isteyenlere gerekçe vermemeyi çok önemli görmekteyiz. Bu açıdan başta Cizre halkı olmak üzere tüm halkımızın ve gençliğin örgütlü ve duyarlı davranmasını, Önder Apo'nun çabalarına güç verilmesi gerektiğini bir daha belirtiyoruz” dedi.


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kasım ayında Türkiye'nin demokratikleşmesi ve bu temelde Kürt sorununun çözümünü hedefleyen bir müzakere taslağını devlete ve Hareketlerine sunduğunu belirterek, “Önder Apo, en geç on gün içinde bu müzakere taslağı ile ilgili görüşlerimizi istemiştir. Hareket olarak savaş ve barış kararlarında karar verecek tüm kurumlarımızı toplayarak müzakere taslağı değerlendirilmiştir. Tüm kurumlarımız Önder Apo'nun sunduğu müzakere taslağının Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için yeterli bir çerçevede olduğunu görerek Önder Apo'nun bu yönlü çabalarını her boyutta sahiplenme ve destekleme kararını almıştır. Bu kararımız hem Önderliğimize iletilmiş, hem de kamuoyuna sunulmuştur.

KCK olarak Önderliğimizin müzakere için öngördüğü müzakere takvimi ve eylem planına uyulmasını da çok önemli gördüğümüz defalarca kamuoyuna duyurulmuştur. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için çok önemli konuların yakın tarihte olduğu gibi bir seçim propagandasına dönüştürülmesine karşı olduğumuz da vurgulanmıştır. Bu çerçevede müzakere için kısa sürede adımlar atmak ve sonuçlara varmak da önemli görülmüştür. Demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünü istemeyenlerin önünü almak açısından da müzakerenin çabuklaştırılması gerektiği dile getirilmiştir.

Türkiye toplumu da Kürt sorununun çözümünü istediğinden müzakereye başlamanın ve çözüm için sonuçlar ortaya çıkarmanın önünde hiçbir engel olmadığına inanmaktayız. Zaten Hükümet yetkilileri de defalarca Türkiye toplumunun çözümü desteklediğini ifade etmişlerdir. Tüm kamuoyu yoklamaları da bu desteğin güçlü biçimde var olduğunu ortaya koymuştur. Ancak Hükümet Önder Apo'nun Türkiye'nin önüne koyduğu bu tarihi fırsatı değerlendirmede sorumlu davranmamıştır. Hem müzakereye başlamak için adım atmamış, hem de tutuklama, halka yönelik baskı ve öldürmelerle ortamı provoke etmiştir” dedi.

‘AKP TASLAĞI BOŞA ÇIKARMAK İÇİN PROVOKASYONLAR YAPMAKTADIR’

“Son dönemlerde en fazla Cizre halkının polis saldırılarına karşı direnişi gündeme gelmiştir” diyen KCK, şunları ifade etti: “Cizre’de Kürt Halk Önderine Özgürlük kampanyası çadırının basılması sonrası ölümler yaşanmış, Cizre’de halk ile devlet güçleri arasında ciddi bir gerilim ortaya çıkmıştır. Önderliğin müzakere taslağının gündemde olduğu bir süreçte bu saldırıların başlatılması Önder Apo'nun yürüttüğü sürece karşı bir provokasyon yapma, Önder Apo'nun girişimini etkisiz kılma ve boşa çıkarma anlamına gelmektedir. Ancak bu tür gerilimin ve olayların olmasından en fazla da devlet güçlerinin sorumlu olması, AKP Hükümetinin sürece ve Önder Apo'nun sunduğu müzakere taslağına yaklaşımı konusunda ciddi kuşkular ortaya çıkarmıştır. Çözüm zihniyeti ve politikası olmayan AKP Hükümeti bu taslağı boşa çıkarmak; seçime kadar böyle bir taslağın kendini dayatmasından kurtulmak için bu yönlü provokasyonlar yapmaktadır, biçiminde bir algının ortaya çıkması söz konusu olmuştur. Hareketimiz ve halkımız AKP'nin Cizre’deki politikasını ve uygulamalarını böyle anlamış; AKP söylemi ve tutumlarına kuşkuyla yaklaşmıştır.”

AKP’NİN SÜRECE YAKLAMIŞINI ORTAYA KOYMAKTADIR’

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında devamla, “Ancak Hareketimiz Önder Apo'nun müzakereyi sağlatma çalışmalarının sabote edilmesine gerekçe yapılmaması için Cizre halkının ve gençlerinin tutuklamaları önlemek için kazdığı hendeklerin adım adım kaldırılmasını istemiştir. Gençlik Hareketi Önder Apo'nun çabalarına güç vermek için devletin saldırılarına gerekçeleri ortadan kaldırmak için bir açıklama yapmıştır.

Bu açıklama çerçevesinde gençlerin ve halkın hendekleri adım adım doldurmaya yöneldiği günlerde polisin tekrardan gerekçeler yaratıp saldırması ve bir genci katletmesi gerilimi yeniden arttırmıştır. İmralı’da Kürt Halk Önderiyle ve devletle görüşmeleri yürüten HDP-HDK Heyeti, bu gerilim ortamında İmralı’ya gidip görüşmeler yapmıştır. Önder Apo, müzakerenin bir an önce başlamasını sağlamak ve müzakere ortamını güçlendirmek için Cizre halkına mesaj ileterek gerilimin düşürülmesi için adımlar atılmasını istemiştir. HDP-HDK Heyeti Cizre’ye gidip Önder Apo’nun mesajını halka iletmiştir. Cizre’de gerilimin son bulması için ciddi bir adım atılmışken 12 yaşındaki bir çocuğun öldürülmesi ortamı bir anda zehirlemiş, gerilimi yeniden arttırmış, gerilim tüm Kürdistan ve Türkiye'ye yayılmıştır. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununu başta olmak üzere tüm sorunların çözümünü sağlatacak bir süreçte polisin bu kadar sorumsuz davranması gerçekten de anlaşılır değildir, izaha muhtaçtır ve AKP'nin sürece yaklaşım konusundaki tutumunu da ortaya koymaktadır” denildi.

‘SÜRECİ SABOTE ETMEK İSTEYENLERE GEREKÇE VERMEMEK ÇOK ÖNEMLİ’

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Kürt Halk Önderi Öcalan’ın müzakere taslağına destek vermenin tarihsel önemde olduğunu bildiklerini ve bu çerçevede hareket etme tutumunu sürdüreceklerini belirten KCK, “Bu süreçte gerilimden kaçınmayı ve bu süreci sabote etmek isteyenlere gerekçe vermemeyi çok önemli görmekteyiz. Bu açıdan başta Cizre halkı olmak üzere tüm halkımızın ve gençliğin örgütlü ve duyarlı davranmasını, Önder Apo'nun çabalarına güç verilmesi gerektiğini bir daha belirtiyoruz. Cizre’deki hendeklerin devletin de karşılıklı iyi niyetli yaklaşması ve istismar ederek operasyon ve tutuklama yapmaması temelinde adım adım kapatılması Önder Apo'nun çabalarına uygun bir tutum olacaktır. Kuşkusuz Kürt halkı ve Türkiye halkları demokratik irade, tutum ve demokratik eylemleriyle bu sürece destek vermelidir. Demokratikleşme ve Kürt sorununu çözme iradesini daha güçlü biçimde ortaya koymalıdır” dedi.

Cizre’de gerilimin arttığı günlerde İstanbul’da YDG-H adına bombaların patlatıldığının basına yansıtıldığına dikkat çeken KCK, “Hareketimizin ve gençliğin ne böyle bir kararı vardır, ne de bu eylemler Hareketimize aittir. Aynı günlerde Hakkari’de polislerin bazı yerlere bombalar koyması ve bunun açığa çıkarılması gerçeği vardır. Polislerin tutuklanmış olması, bu tür eylemlerin bu dönemde olabileceğini bir daha ortaya koymuştur” diye belirtti.

'AKP SALDIRI VE TUTUKLAMALARA SON VERMELİDİR'

“Yönetimimiz, Önder Apo'nun müzakere taslağını gündemden düşürmek, etkisiz kılmak, müzakerenin başlatılması çabalarını boşa çıkarmak isteyenlerin ve devlet saldırılarına temel yaptıkları gerekçelerin önüne geçmek için bir daha gerilimi düşürme çağrısı yapmayı kararlaştırmıştır” diyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şunları belirtti:

“Önder Apo'nun çabalarına destek verme sadece Hareketimizin değil, tüm demokratik güçlerin de sorumluluklarındandır. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü konusunda birinci derecede rol oynayacak güçler her zaman demokratik güçler ve demokratik kamuoyudur.

AKP Hükümeti de saldırılarına, tutuklamalarına hiçbir gerekçe bulmadan son vermeli, Önder Apo'nun çabalarına doğru yaklaşmalıdır. Çünkü ortada asayiş sorunu yoktur. Yüzyıllık bir sorunu asayiş kavramı içine sıkıştırmak ve sorunları böyle ele almak Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümüne çözümsüzlük dayatma anlamına gelmektedir. Bu nedenle AKP Hükümeti, Önder Apo'nun ve Hareketimizin sorumlu davranan ve gerilimi düşüren çabalarını tutumuyla tamamlamalıdır. Başta Kürt halkı olmak üzere, Türkiye halklarının Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için verdiği desteğe ve beklentilere cevap olmalıdır.

Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye'nin tüm sorunlarına çözüm çabalarına destek vereceğimizi bir daha belirtiyor, gerilimin düşürülmesi ve Önder Apo'nun çabalarına destek verilmesi çağrımızı bir daha yineliyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2015, 10:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER