'Roboski çözülürse barış gelir!'

TSK uçakları tarfından 34 Kürd'ün bombalanarak öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti ancak hala sorumluların ortaya çıkarılmasına dair bir gelişme yok. Çözüm Süreci'nin sıçrama tahtası olarak ise Roboskî'nin aydınlatılması işaret ediliyor.

'Roboski çözülürse barış gelir!'
Berfin MİJDAR / BASNEWS

Son yıllarda sivillere karşı gerçekleştirilen toplu katliamların sonuncusu 28 Aralık 2011 yılında Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde gerçekleşti. Roboski olayı TSK’ya bağlı savaş uçaklarının sınır ticareti yapan sivil bir kafileyi bombalamasıyla gerçekleşti. Olayda çoğunluğu çocuk 34 kişi hayatını kaybederken, bombardıman emrini verenler ve katliamı gerçekleştirenler bilindiği halde Roboski’nin failleri üç yıldır bir türlü bulunup yargılanamıyor. 

Toplumun vicdanında derin yaralar açan ve toplumsal travmaya sebep olan Roboski Katliamı 3. yılını geride bırakıyor. Olayda savaş uçakları sınır ticareti yapan sivilleri bombalamış, kafileden bir kişi kurtulmuş, çoğu çocuk yaştaki 34 kişi hayatını kaybetmişti. Resmi açıklamalara göre, köylüler PKK gerillası sanılarak “yanlışlıkla vurulmuştu.” 

Sınırın sıfır noktasında yaşayan Roboski köylüleri, katır sırtlarında Kürdistan Bölgesi’den sigara ve mazot getirerek geçimlerini sınır ticareti ile sağlıyordu. 28 Aralık 2011’de çoğunluğu çocuk 34 sivil, dönüş yolundayken Diyarbakır’dan kalkan F-16 savaş uçakları tarafından bombalandı. Saat 21.20 sularında başlayan ve 43 dakika devam eden ve yüzlerce kiloluk kazanlarla yapılan bombardıman kafilenin geçişinden haberdar olan köydeki karakolun bilgisi dâhilinde yaşandı. Bombadırman sonrasında 19’u çocuk 34 kişi hayatını kaybetti. Olayda yaralanan 13 kişinin ambulansların gönderilmesi engellendiği için hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bombalama emrinin Genelkurmay Başkanlığı tarafından verildiği halde failler 3 yıldır bulunmuyor. 

Mahkemenin verdiği takipsizlik kararı ile olayın üzeri örtülmeye çalışılırken Roboskili ailelerin adalet mücadelesi de 3 yıldır devam ediyor. Dönemin hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik’in, “Bir operasyon kazasıdır” dediği ve hükümetin yaklaşık 72 saat sonra açıklama yapma gereği duyduğu olay sonrasında Roboskili ailelere tazminat teklif edildi. Ancak aileler, “Biz para değil faillerin bulunmasını istiyoruz. Roboski çözülmeden gelecek barışa dahil olmayacağız” sözleriyle Roboski’nin, Barış Süreci’nde önemli bir eşik olduğunu ifade ediyor. Dönemin Başbakanı Erdoğan olaydan 2 gün sonra yaptığı açıklamada, “Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesine bu konudaki hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum” ifadelerini kullanmıştı. 

Roboski’de yargısız infaz 

Olayın ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) ile İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) ortak bir heyet oluşturarak bölgede incelemede bulunmuştu. İnsan hakları heyeti, Uludere’de 34 insanın öldürülmesini yargısız infaz olarak değerlendirmiş ve olayı toplu katliam olarak nitelendirmişti. Olayı araştırmak üzere kurulan TBMM’de Uludere Alt Komisyonu ise konuyla ilgili hazırladığı raporda olayda kasıt olmadığını açıklamıştı. 

İstihbarat ABD’den 

Öte yandan katliamın hükümet ve Genelkurmay Başkanlığı bilgisi dahilinde yapıldığı ABD’den yapılan bir açıklamayla yeniden kanıtladı. Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, sınırdan kaçak mazot taşıyan sivillerin uçaklarla vurulmasında, ABD kuvvetlerince verilen istihbaratın etkili olduğunu yazdı. Gazeteye konuşan ve adı açıklanmayan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, sınırı geçen sivilleri, bir Amerikan insansız hava aracının (Predator) tespit ettiğini, bunun üzerine Türk yetkililere konu hakkında bilgi verildiğini söyledi. Yetkili “sonuçta bu ABD’nin değil, Türklerin kararıydı” dedi. 

Sivil savcı ve askeri mahkemenin sonucu: Takipsizlik 

Roboski olayı için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı başlattığı soruşmada sonucunda Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesi gereğince, ‘Taksirle ölüme sebebiyet vermekten’ dolayı görevsizlik kararı vererek, dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na gönderdi. Askeri savcılık ise soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Soruşturmada şüpheli askerler İlhan Bölük, Yıldırım Güvenç, Aygün Eker, Halil Erkek ve Ali Rıza Kuğu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. 

Askeri mahkemenin takipsizlik kararı vermesinin ardından davanın avukatları, Anayasa Mahkemesi’ne yaşam hakkı, adil yargılama hakkı, işkence yasağı ve etkin soruşturma hakkının ihlal edilmesine ilişkin bin 108 avukatın imzasıyla başvuruda bulundu. Başvuruda ayrıca resmi özür dilenmesi de istendi. Dava ayrıca Barış ve Demokrasi Partisi tarafından Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşınan katliama ilişkin Türkiye’de etkin bir soruşturma yürütülmeyeceği şüphesi vurgulanarak, sorumluların ancak uluslararası yargılama mekanizmaları sayesinde açığa çıkarılacağı belirtildi. 

Ailelere ceza 

Roboski olayının ardından katliamın failleri korunurken, kaybettikleri yakınlarının 500. gün anmasında Roboskili ailelere para cezası kesildi. 34 yurttaşın ailelerine katliamın 500. gününde yaptıkları eylem nedeniyle 3’er bin TL para cezası kesildi. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından haklarında soruşturma açılan aileler ifadeye çağrıldı. Sonuçta Karanfil Yürüyüşü düzenleyen ailelere para cezası kesildi. 

‘Failler Türkiye’yi yönetenlerdir’ 

Olayda 11 yakınını ve kardeşi Serhat’ı kaybeden Ferhat Encü, ise katliamı ve sonrasında yaşananları Bashaber Gazetesi’ne şöyle anlattı: “Roboskili aileler olarak 3 yıldır büyük bir adalet mücadelesi veriyoruz. Devlet şiddetiyle, tutuklamasıyla gözaltısı, dava, soruşturma ve hakaretleriyle karşı karşıya kaldık. Failler bulununa kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. 28 Aralık’ta gerçekleşen MGK toplantısında devletin tüm zirvesi oradaydı. Roboski’nin bütün aşamaları orada görüldü. Roboski Katliamı’nı gerçekleştirenler Türkiye’yi yönetenlerdi. Roboskili ailelere kesilen para cezaları, savcılığın verdiği kararlar ve anmalarda yaşanan olaylar devletin Roboski’den korktuğunun göstergesidir.” Roboski’nin 90’lardan bu yana devlet şiddetine en çok maruz kalan yerlerden biri olduğunu vurgulayan Ferhat Encü şöyle devam ediyor: “Roboski geçmişinde gizlidir. Katliam bilinçli yapıldı. Olayın yaşanması ve devletin bu katliama karşı gösterdiği tutuma baktığımız zaman bunun bilinçli yapıldığını görebiliriz. Roboski’nin bu katliama uğraması ve bununla birlikte hem bu direngenliği kırma hem de bazı kesimlere bir mesaj verme niteliğindeydi. Bu katliamın görmemezlikten gelinmesi bile neden yapıldığını gösteriyor.” 
‘Roboski çözülmeden barış olmaz’ 

2013 yılında başlatılan Barış Süreci ile birlikte toplumun bir çok kesimi kalıcı barışın sağlanması için Roboski’nin faillerinin bulunması gerektiğini ifade etti. Roboskililer de toplumsal barış için devletin Roboski Katliamı ile yüzleşmesi gerektiğini ifade ediyor. Ferhat Encü, “Roboski, zihinsel bir bölünmeye ve toplumsal bir travmaya sebep oldu. Bu bölünmeyi kaldırmak, barışı toplumsallaştırmak için yetkililerin Roboski ile yüzleşmeleri gerekiyor. Robsoki çözülmeden yüzleşmeden toplumsal bir barış olmaz” diyor. 

‘Unutmayacağız, unutturmayacağız’ 

Olayda yaşamını yitiren Hamza Encü’nün ablası Taybet Encü ise, bombadırman sırasında bombaların sesini duyduklarını belirterek, “O günden sonra gülmeyi bile kendimize haram saydık. Roboski’nin failleri bulunmadan gülümsemeyeceğiz” dedi. “Bizi susturmak istiyorlar” diyen Encü, “Bizi önce parayla susturmaya çalıştılar. Biz parayı değil failleri istiyoruz deyince bu kez de şiddetle, gözaltılarla, para cezalarıyla bizleri susturmak, katliamı unutturmak istiyorlar. Ama unutmayacağız, unutturmayacağız. Failler bulunana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu. 

‘Roboski çözülürse barış gelir!’ 

Bombalama sırasında yaralanan 13 kişinin ambulans gönderilmediği için öldüğünü belirten mağdur yakınlarından Veli Encü, yapılan sınır ticaretini devletin de bildiğini, bunun akrabalar arasında bir ticaret olduğunu söyledi. Veli Encü, “Askeri mahkemenin verdiği bu karara şaşırmadık. Katliamı yapanların rütbelerini sökmek yerine onlara teşekkür ettiler. Ama biz tüm bu yaşananlara ve devletin baskısına rağmen mücadelemizi sürdüreceğiz. Failleri ortaya çıkaracağız. Ordu ve yargı failleri akladı. Barış ve çözüm süreci var eğer Roboski’nin faillerinin üzerinden atlarsa biz barış sürecini tanımayız. Barış gelirse Roboski çözülür değil, Roboski çözülürse ancak barış olur” dedi. 

Noşirevan Elçi: Geç gelen adalet, adalet değildir 

Roboski Davası’nın avukatlarından Şırnak Baro Başkanı Noşirevan Elçi, Roboski dosyasına ilişkin verilen kararların normlarla ve hukuk sistemiyle açıklanamayacak bir durum olduğunu söyledi. Geçmişte yaşanan Dersim, Maraş, Sivas ve Çorum katliamları gibi devletin Roboski’nin de üzerini kapatmaya çalıştığını vurgulayan Elçi şöyle dedi: “Roboski meselesinde Maraş, Sivas bu toplumsal katliamların hepsi bir şekilde örtbas edilmeye çalışılıyor. Türkiye’nin duyarlı demokratik çevreleri de vicdan sahibi ilerici tüm insanları bu davayı sahiplendi. Roboski’de er ya da geç adalet gelecektir. 34 kişinin katillerinin takipsizlikle yargılama dışında tutulması kabul edilemez. Geç gelen adalet adalet değildir. Ancak bu dava böyle bitmez. Askeri mahkeme takipsizlik verdi. Biz davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Eğer oradan da failleri yargılayacak bir karar çıkmazsa biz davayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne ve AİHM’ne taşıyacağız. Olaydan sonra Uludere Kaymakamı darp edilmişti. Kaymakam için onlarca kişi aylarca hapis yattı. Ama 34 can için kimse gözaltına bile alınmadı, üstelik aileler bile yitirdiklerini andıkları için yargılandı. Roboski’ye tüm bu yaşatılanların insani bir yönü yoktur. Şimdi bir süreç var. Barış sürecinin başarıya ulaşmasını biz de çok arzuluyoruz. Ama Roboski çözülmeden gelecek barış gerçek bir barış olmaz.” 

En küçüğü 13 yaşındaydı 

Roboski’de kimliği belirlenen 34 sivilin aralarında 19 çocuk bulunuyordu. Katledilenlerin en küçüğü 13 yaşındaydı. Katledilenlerin isimleri ise şöyle: Seyit Encü Özcan Uysal M. Ali Tosun Yüksel Ürek, Salih Ürek, Nadir Alma, Mehmet Encü, Nevzat Encü, Hamza Encü, Şervan Enmcü, Cemal Encü, Osman Encü, Şıvan Encü, Bilal Encü, Mahsum Encü, Salih Encü, Haki Encü, Serhat Encü, Adem And, Savaş Encü, Çetin Encü, Selahattin Encü, Bedran Encü, Hüseyin Encü, Aslan Encü, Cevat Encü, Erkan Encü, Selman Encü, Zeydin Encü, Orhan Encü, Fadıl Encü, Vedat Encü, Cihan Encü, Fikret Encü, Hüsnü Encü, Erkan Encü. 

Roboski Müzesi 

34 sivil yurttaşın katledildiği, faillerinin henüz bulunmadığı Roboski Katliamı’nın acısı 3 yıldır devam ediyor. Roboskililer ve toplumun duyarlı kesimleri faillerin bulunması için hukuki mücadelelerini sürdürürken katliamın unutturulmaması için Roboski Müzesi kuruluyor. İnşaat çalışmaları Nisan ayında başlatılacak müze için Veli Encü, “Aslında bir utanç müzesi olmalıdır. Kimsenin yaşananları unutmaması ve herkesin Roboski’ye tanıklık etmesi için kabristanın hemen yanına bu müzeyi kuracağız” diyor. 
Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2014, 09:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER