Birleşik Metal-İş: MESS ile aynı masaya oturmayacağız

Birleşik Metal-İş Başkanlar Kurulu, grev yasağına tepki göstererek “MESS ile aynı masaya oturmayacağız. Arabulucu değil, metal işçilerinin haklarını istiyoruz! Arabulucu değil, grev hakkımızın iadesini istiyoruz” dedi.

Birleşik Metal-İş: MESS ile aynı masaya oturmayacağız

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, Bakanlar Kurulu’nun 60 gün erteleme kararı ardından yaptığı toplantı sonrası bir sonuç bildirgesi yayınladı.

Açıklamada şunlar ifade edildi:

‘Kitlesel sürdürülmesi kararlığı’

“İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketinin içinde bulunduğu kötü koşullardan çıkışı için büyük önem taşıyan 2015 Metal grevlerinin yasaklanması ve sermaye egemenliğinin tahkim edilmesi kararının ardından toplanan Başkanlar Kurulumuz mücadelenin daha yoğun, daha kitlesel ve her türlü platforma taşınarak sürdürülmesi kararlığındadır.

“Mücadelenin bu yeni evresinin en önemli koşulu sınıf bilinci ve sendikal disiplin içinde hareket edilmesi, sendikamız kurul kararları dışında hiç bir kararın tartışılmaması, uygulanmaması ve dışlanmasıdır.

“Tüm dayanışma gösteren kurum ve kuruluşların da bu temel ilkeyi gözetmelerini kendilerinden bekliyoruz.

“Başkanlar Kurulu’muz, Genel Yönetim Kurulu’muzun 30 Ocak 2015 tarihli açıklamasının arkasında durmaktadır.

“Grev hakkımızı yasaklayan, sermayenin sömürü düzenini güvence altına alanlarla ve bu sürecin gerçek sorumlusu sermaye örgütü MESS ile aynı masaya oturmayacağız. Arabulucu değil, metal işçilerinin haklarını istiyoruz! Arabulucu değil, grev hakkımızın iadesini istiyoruz!

Üç maddede metal işçilerinin amacı

Birincisi, özgür toplu pazarlık düzeni istiyoruz.  Anayasa’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerde yer alan sözleşme özgürlüğünün varlığı, tarafların kendi özgür iradeleriyle sözleşme yapabilmelerine bağlıdır. Grup toplu iş sözleşmesi iki işbirlikçinin anlaştığı koşulların tüm metal işçilerine dayatıldığı bir yapıdır. İşbirlikçi ve dayatmacı bu yapıya karşı mücadele ediyoruz.

“İkincisi, insan onuruna yakışır bir ücret, insan onuruna yakışır çalışma koşulları için mücadele ediyoruz.  Sarı sendikanın imzaladığı sözleşme özgür bir sendikal düzen ve toplu pazarlık sistemi olsa idi hiç bir şekilde bağıtlanamazdı. Özgür ve gerçek sendikacılığın olduğu yerde MESS’in tekliflerinin kapsam dışı personel dahil olmak üzere çalışanlardan büyük tepki görmesi ve sözleşmenin metal işçilerine grev yasakları ve YHK yoluyla kabul ettirilmeye çalışılması baskının, dayatmanın ve darbenin en açık kanıtıdır.

“Üçüncüsü, yasaklanan grev hakkımızı geri almak için mücadele ediyoruz.  Bakanlar Kurulu grevleri erteleyerek, milli güvenliğin sermayenin sömürüsünü ve işçilerin köleliğini güvence altına almak olduğu bir kez daha göstermiştir. Metal işçileri şimdi ücret zammı taleplerinde daha da kararlıdırlar. Milli güvenliği sağlayan ürünler üretiyor isek ücretlerimiz ve sosyal haklarımızın daha yükseltilmesi gerekir, demektedirler.

“Bu amaçlarımızın altını bir kez daha çizdik çünkü mücadelemizin başka amaçlar taşıdığı yalanı bugün ve önümüzdeki günlerde sıklıkta dillendirilecektir.

“Biz her siyasal partiden işçinin üye olduğu bir sınıf sendikasıyız. Kararlarımızı üyelerimizi temsil eden kurullarımız aracılığıyla alırız. Metal işçisinin benimsemediği hiçbir karar Birleşik Metal-İş’in kararı değildir. Birleşik Metal-İş, metal işçisinin iradesinin dışında hiçbir iradeyi tanımaz. Bizimle aynı çizgiye yaklaşanlar varsa seviniriz, bizim çizgimizi anti-demokratik yöntemlerle değiştirmeye kalkanlara gerekli yanıtı vermesini de biliriz.

Uyarılar

“İşverenler, grevlerin yasaklanması ile sorunun bitmediğini 2 Şubat Pazartesi gününden itibaren yaşayarak görecekler.Geçtikleri sadece bir deredir. Metal işçilerinin denizinde boğulmak istemiyorlar ise MESS’ten ayrılır, taleplerimizi karşılarlar. Sadece 60 gün değil, yıllarca sürecek bir mücadeleden söz ediyoruz.

“Sermaye örgütünü uyarıyoruz! Dayatmalarınızı, ne devlet zoruyla, ne YHK kararıyla ne de başka bir biçimde kabul ettiremeyeceksiniz. Zalimler için yaşasın cehennem! Var olan beceriksiz ve işçi düşmanı yöneticilerinizle bu süreci yönetemediniz ve yönetemeyeceksiniz.

“AKP hükümetini uyarıyoruz! Grevimizi yasaklamakla metal işçilerinin mücadelesini 38 fabrikanın kapısından kent meydanlarına, başta sizinki olmak üzere siyasi parti binalarının önlerine, mahkeme salonlarına, uluslararası platformlara ama hepsinden önemlisi fabrikaların içine taşıdınız. Sonuçlarından siz ve hizmetinde olduğunuz sermayedar sınıf örgütü sorumludur.

“Biz kazanacağız! Çünkü haklıyız! Çünkü sömürülüyoruz! Çünkü çocuklarımız için yaşıyor ve çalışıyoruz!

“Sendikal disiplinimizi hiç bir şekilde bozmadan, kurul kararlarını harfiyen uygulayarak Güven, birlik ve inat!”

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2015, 18:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER